bebo’ya veda…

23/03/2013 § 1 Yorum

bebo valdes9 Ekim 1918 – 22 Mart 2013

Belki bir gün yine, Tropicana’da…

neşet usta’ya veda…

25/09/2012 § Yorum bırakın

1938 – 2012

Ölüm haberini bi’ sonbahar sabahı Madrid’te aldım. Balkonuma çıksam, ufaktan çığırsam; “Zülüf dökülmüş yüze aman, Kaşlar yakışmış göze aman”… Anlarlar mı?

şekerli bayramlar…

18/08/2012 § 1 Yorum

Bu sene döne döne gelip günahkar kardeşler Sümerli Temmuz ve Romalı Ağustos üzerine yürüyen mücahit Ramazan’ı teskin etmek mümkün olmadı. Biz ölümlüler gerçekleşmesi çoktandır beklenen birer kehanet gibi yağmur damlasının yere değmeden buharlaşabildiğini ve suyun bile pekala insanın burnuna kokabildiğini gördük. Temmuz’u tahtından edip, Ağustos’a da ancak bir on günlük saltanat bırakan Ramazan’ı savuşturduktan sonra, nihayet Şevval’in birinde ortalık yatıştı. “En büyük bayramdır. Kutlu olsun!”

Bu yazı böyle hamasi olmayacaktı. Bir aylık susuzluğum dinmedi sanırım. Bir daha deneyeceğim, baştan alıyorum:

Çift karakterli ve çift kültürlü bir toplum olmaklığımızın getirdiği türlü tuhaflığın içinde çifte takvim tutmak gibi güzellikler de var. Bu mevsim hiç bi’ şey yapmamışsak sıcak yaz gecelerinde ferahlatıcı güllaç ve buz gibi demirhindi şerbetinden nasiplendik. Ama hepsinden güzeli, ancak bu mevsimde bayramlıklarını giyen ağaçlarla, güneşle, denizle birlikte bayram etmek…

Uf, pek pespaye oldu! Bir defa demirhindi şerbeti Ramazan’a has değil, al işte Ramazan bitti, Hacı Bekir’e git tıksırıncaya kadar iç. Ve ağaçlıklar, pardon ağaçlar, bayramlıklarını yazın değil herhalde baharda giyiyor olsa gerek. Aman sonra ne basmakalıp şeyler! Ağaçlarla bayram etmek nedir? Birlikte “merhaba doğan güneş, merhaba bulut kardeş” şarkısını mı söyleyeceğiz?

Lafa nasıl gireceğimizi çok düşündüğümüzde ekseriya böyle yanlış ilhamlar peşinde konunun çok uzağına düşüyoruz. Efendim, arefe günü bayram şekeri almak üzere Şekerci Cafer Erol’a gittim. Konumuz; şeker… DEVAMINI OKU

etta’ya veda…

20/01/2012 § Yorum bırakın

25 Ocak 1938 – 20 Ocak 2012

Bâki der ya:

Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal,
Bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş.

Hayatın yegâne anlamı budur. Peki şimdi anlamsız hayatlarımızla bizler, “I’d Rather Go Blind” diyen sesini sonsuza dek gökkubbeye asan ve muhtemelen ölümü “At Last” diyerek karşılayan Etta James’in ardından, nasıl gülünç olmadan üzüldüğümüzü söyleyelim?

lefter’e veda…

13/01/2012 § Yorum bırakın

 22 Aralık 1925 – 13 Ocak 2012

                                       Tribünler söyledi binlerce kere,
                                       Ver Lefter’e yaz deftere!
                                       Bitti kalem… Doldu defter…
                                       Elveda büyük LEFTER…!
 
 

cesária’ya veda…

19/12/2011 § Yorum bırakın

27 Ağustos 1941 – 17 Aralık 2011

Bir güzel ses daha sustu, kaldı bize yankıları yadigar…

amy’ye veda…

25/07/2011 § Yorum bırakın

14 Eylül 1983 – 23 Temmuz 2011

Bunca samimiyetsiz lakırdı arasında keşke ruhunu hoş edecek bir kaç kırık dökük sözüm olsaydı. Bu seferlik arkandan ben mırıldanayım:

                                  “we only said goodbye with words
                                  i died a hundred times
                                  you go back to her
                                  and i go back to…..”

Where Am I?

You are currently browsing the . category at Aykvt Alp Kapvsvzoğlv.