bazılarımız udi hrant’ız…

19/07/2013 § Yorum bırakın

Yıldız Sarayı’nın Has Bahçe’sindeki Lena Chamamyan konserinden henüz döndüm. Bu sene İKSV, caz festivali için öyle değişik ve güzel mekanlar seçti ki festival hiç olmadığı kadar şehrin geçmişi ve kimliğiyle bütünlemiş oldu. Nitekim yolumuz hangisine düşse bi’ dolu çağrışım ve düşünceyle dönüyoruz.

lena chamamyan1“Has” bizde “hümayun” gibi, yahut  İngilizce “royal” ya da İspanyolca “real” gibi, sultana mahsus mekanların önüne gelen bi’ sıfattır. Sultanın atlarını park ettiği ahır, hasahırdır mesela… Hasekilerini sıkıştırdığı oda, hasodadır; her pazar çimlerini biçtiği bahçe hasbahçedir. Hasburun da padişahımız efendimizin burnudur.

Yıldız Sarayı denince akla yalnız, Mahmut Şevket Paşa’nın “köhne Bizans’ın Yıldız burcunda ikamet eden baykuş” dediği, Sultan Hamid geliyor. Bununla birlikte birazdan aktaracağım anekdota kadar, aklıma hiç Sultan Hamid’i getirmemiş, hele biraz evvel yanından geçtiğimiz Yıldız Hamidiye Camii’nin önünde Ermenilerin suikastine uğrayan Sultan Hamid’in hasbahçesindeki konserin bir Suriyeli Ermeni şarkıcıya ait olmasına önem atfetmemiştim.

Konserin ortasında öksürüklü bir teyze sahneye bir şeyler bağırdı. Ne dediğini anlayamadık, yalnız festival konserlerinde gerginliğe alışık olan bizler içimizden “gene başlıyoruz” diye geçirdik. Sessizlik oldu. Chamamyan ne yapsın, “anlayamadım, biri yardım edebilir mi” diye etrafına bakındı. Teyze canhıraş bir şekilde bir daha bağırdı. Gene kimse anlamadı. Zavallı Lena, artık yanlış anladığından mı anlamış gözükmek için mi bilinmez, “o değil ama başka güzel şarkılarımız var” dedi. Üçüncüde anlaşıldı ki meğer teyze, “sing for Hrant” (Hrant için söyle) diye yırtıyormuş kendini. Ve Lena tüm sempatisiyle günümü gün eden cevabı verdi; “anladım, özür dilerim, tabi, Udi Hrant”

Gülmekten kendimi alamıyorum. Sahnedeki müzisyenden mutlaka politik bir tavır beklemenin, hele bütün dikkatleri üzerine çekmek ve konserin akışını bozmak pahasına tam üç defa sahneye bağırmanın sakilliğini bir tarafa bırakalım; ne bileyim, bir Türk kemancıya yurtdışında “Ahmet için çal” diye bağırsalar, ne tepki versin garip? Gerçi Chamamyan daha sonra bir şarkıya başlarken, artık arada kulağına ne fısıldadılarsa, dünyanın en garip ses tonuyla “bu şarkıyı Hrant Dink’e ithaf ediyorum” anonsunu yapıp teyzeye istediğini verdi ancak oraya herhalde yalnız “Hepimiz Hrant’ız” demeye gelen teyzenin bilmesi gereken şeyler var: Evvela, her Ermeni bile Hrant değil. Aram var, Levon var, Karabet var… Her Hrant bile aynı değil. Her telden, her siyasi görüşten, her renkten Ermeni var. Tıpkı diğer dünya milletlerinde olduğu gibi. Sonra her gördüğümüz Ermeni’ye acılarınızı paylaşıyoruz diyerek yalancıktan sarılmaktan, hele onlara politik maskotluk yaptırmaya çalışmaktan vazgeçelim. Lena Chamamyan’ın Hrant denince aklına, eh bir konserde olduğumuza ve İstanbul’da olduğumuza göre, Udi Hrant geldi tabi ki… Fakat meselenin acıklı yanı da şu ki; Udi Hrant ismini seyirci tanımadı. Halbuki bir Türk müziksever, Asdik Ağa’yı, Nigoğos Ağa’yı, Levon Hancıyan’ı, Baba Hamparsum’u hatta Bimen Şen’i bilmiyorsa bile şu iki ismi mutlaka bilmelidir: Biri Kemani Tatyos Efendi diğeri Udi Hrant Kenkiloğlu…

lena chamamyan2

Lena Chamamyan, Last fm’in Türk kullanıcıları arasında bilinen bir isim. Ben de zamanında ilk orada dinledim. Ancak Avrupa ve Amerika’da bir türlü ismini duyuramadı. Halbuki gerçekten güzel bir sesi var. Bunu anlamak için yalnız “Lamma Bada” yorumunu dinlemek kifayet eder. Henüz bir Ümmü Gülsüm, bir Feyruz değilse bile Arapçanın önemli seslerinden bir olmaya aday… 2006 ve 2007’de yaptığı iki albümden sonra epeydir sessiz kalmıştı. Sevinerek öğrendik ki üçüncü albüm yoldaymış. Konsere biraz tutuk başladı. Bunu hoş karşılamak lazım çünkü arkasında daha önce çalışmadığı iki ayrı müzisyen grubu vardı: Biri kanuni Göksel Baktagir’in, diğeri piyanist Tuluğ Tırpan’ın grubu… Zaten Göksel Baktagir’in de çabasıyla sonradan açıldı. Hatta seyircinin hep bir ağızdan söylediği konserin sonu oldukça neşeli ve hareketliydi. Belki repertuara biraz daha çalışılsa iyi olurdu. Bence eski albümlerinden daha fazla şarkı yer almalıydı. Oysa mutlaka söylenmesi gereken “Lamma Bada”yı bile söylemedi. Sonra John Lennon’ın “Imagine” şarkısını söylemek kimin fikri ise gerçekten çok, çok kötü bir fikirdi. Bunun dışında bir çok defa scat yapmaya çalışsa da bu konuda kendini geliştirmek zorunda olduğunu söylemeliyim. Ancak sonuç olarak, kendisini sevdik. Dilerim yakın zamanda yine gelsin…

Reklamlar

Tagged: , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

What’s this?

You are currently reading bazılarımız udi hrant’ız… at Aykvt Alp Kapvsvzoğlv.

meta

%d blogcu bunu beğendi: