küçük flamenko sahneleri…

19/03/2013 § 1 Yorum

Önce bir uzak köşede gitar uyanır; karanlıkta hareketsiz oturan bir adam bir şey duymaya çalışırmış gibi havaya bakınır, sonra aradığı sesi aşağıda arar gibi hafifçe eğilir ve yalnız kendi için çalarmış gibi karnını okşamaya başlar. Yapılmaz da yapılırmış gibi yapılır her şey, fazlasıyla teatraldir. Tocaor, rasguedolarla her dokunduğu perdede bir uyanışı çağırır. İlk cevap veren; önündeki sehpada tek el parmaklarıyla ritim vuran bir adam… Emin olmayı bekler gibidir. Ve trititran tran tran, trititran tran tran…

Granada’nın mağara evlerinden, Sevilla’nın eski kahvelerine, İspanya’da katıksız flamenkoyu tecrübe edebileceğim böyle bir köşeyi çok aradım. Ritmi avuçlarımla yakalasam, tutup tutup bıraksam; fazlası değil…  Ne var ki uğradığım yerlerin hemen tamamı turistikti. “Turistik” demek; sahte, ticari ve hileli demektir. “Üç defa kırmızı” bir Endülüs akşamında ve bir kuytu bahçede yalnız kendisi için çalıp oynayan bir topluluğa tesadüf etmek ümidini zaten başlarda yitirmiştim; hiç olmazsa her şeyden önce bir zevki yaşatmaya çalışanların çıktığı bir sahne arıyordum. Büyük sahnelere şarkıcı ya da çalgıcı yetiştiren bir sahne olmalıydı mesela. Zira mektep işlevi görmeyen sahnelere saygım yoktur.

İspanya’da flamenko icra edilen yerler başlıca üç türlüdür; zambralar, peñalar ve tablaolar… Zambralar ve peñalar, Granada gibi çingene nüfusun yoğun olduğu küçük şehirlerde yer alırken; Endülüs’ün başkenti Sevilla ve ülkenin başkenti Madrid gibi büyük şehirlerde artık bir tür flamenko-bar olan tablaolar karşımıza çıkar.

Granada’nın çingene mahallesi Sacromonte’deki “cueva”larda yani mağaralarda yirminci yüzyılın ilk çeyreğinden beri flamenko gösterileri yapılır. Bunların en ünlüsü Sepetçi Maria’nın Zambrası’dır. (Zambra de María La Canastera) Granada’ya yolu düşen meşhurlar önce burayı ziyaret ederler. Hala işletiliyor. Yalnız halen işletenlerin pek konuksever olmadıklarını söylemeliyim. Bir içki dahil bir saatlik gösteriye epey bir giriş ücreti almalarına rağmen, tavırları bir an önce sizi gönderip diğer kafileye geçmek ister gibidir. Sizi şehir merkezinden servisle alırlar, her gördüğü karşısında hayvanat bahçesi gezen çocuk sesleri çıkaran kalabalık bir turist kafilesiyle birlikte klostrofobik bir yere tıkıştırırlar ve elinize ucuz bir içki tutuştururlar. Tüm bunlardan sonra karşınıza çıkan gösteri, gerçekten vasatın altındadır. Ömründe ilk defa flamenko izleyen turist kafilesi buna ayılır bayılır, dolayısıyla işletmecilerin daha düzgün bir şey ortaya koyma ihtiyacı hissetmemeleri de doğaldır. Burada şöyle bir sorunumuz var; turizm denen şeyin en dolanlı hadisesi “otantizm”dir. Buralarda gerçekten bir takım isim ve tarihlere para ödersiniz, elinize geçen somut şey ise pek niteliksizdir. Turist vatandaşa “otantik” kisvesiyle kalitesiz ürünü yuttururlar. Oysa popüler olan şey zaten otantik kalamamıştır; böylece elinize geçen şey ne otantik ne kalitelidir. Daha büyük sermayeli turizm işletmelerinde hiç değilse ödediğiniz ücretin karşılığını alıyorsunuz. Tüm bunlara rağmen, en azından habitatı görmek adına Sacromonte’de bir flamenko gecesine katılınmalıdır.

Peñalar ise, daha çok Granada’nın Arap mahallesi Albaicín’de yer alırlar. Esasen flamenko ile uğraşan arkadaş gruplarının bir araya gelerek birlikte çalıp söyledikleri yerlerdir. Cante jondo denilen daha derinlikli şarkı söyleme tarzının ustaları buralara takılır. En eskisi Peña Flamenca La Platería’dır. Flamenko ile daha kültürel boyutta uğraşan yerler olduğu, en azından birer kültür merkezi havası taşıdıkları için buralarda denk gelinen flamenko gösterileri kaçırılmamalıdır.

cafe cantante

Sevilla’da café cantante, 1885.

Gelelim tablaolara… Flamenko daha 19. yy’da düğün ve eğlence dansı olmaktan çıkıp seyirlik bir dans olmaya başlamıştı. Önce Endülüslü olmayan İspanyollar için tabi… Yaygın kanının aksine Endülüs dışındaki İspanyollar flamenkoya oldukça yabancıdır. Hatta bugün bütün İspanya’nın tanıtımında kullanılan kültür öğelerinin bir çoğu esasen yalnız Endülüs kültürüne aittir. Flamenko ilk olarak “café cantante” denilen şarkıcı kahvelerinde sahneye çıkar. Zamanla bunlar birer flamenko-bar hüviyetini kazanır ve isimleri de çıkılan sahnenin adından hareketle “tabla(d)o” olur. Bazı dansçı yahut şarkıcıların meşhur olmaya başlaması bu döneme rastlar. Lorca, “Café Cantante” şiirinde demez mi?:

Lámparas de cristal /Kristal lambalar
y espejos verdes. / ve yeşil aynalar.

Sobre el tablado oscuro, /Karanlık sahnenin (tablao’nun) üstünde
la Parrala sostiene / La Parrala devam ediyor
una conversación / muhabbete
con la muerte. /ölümle

Tablaoları artık bir tür gazino olarak düşünün ki; doğal olarak en ihtişamlıları büyük şehirlerde; bilhassa Endülüs’ün başkenti Sevilla ve bütün ülkenin başkenti Madrid’tedir. Nispeten meşhurları Sevilla’da Los Gallos ve La Carbonería; Madrid’te ise Corral de la Morería ve Torres Bermejas’dır. Program hepsinde aşağı yukarı aynıdır; akşam onda başlayıp on ikiye kadar sürer. Rezervasyon gerektirmektedir ve ücret önceden tahsil edilir. Fiks menü yemek servisi vardır. Servis, diğer yerlere nazaran -ücretle de orantılı olarak- daha iyidir. Danslar, Granada sahnelerinin aksine tamamen doğaçlama değil koreografilidir. Iberia, Torres Bermejas’ı; Michelin ise Corral de la Morería’yı öneriyor. Torres Bermejas daha yeni ve Elhamra dekorasyonuyla daha havalıdır. Ancak yukarıda bahsettiğim mektep işlevini şehrin en eski ve prestijli tablaosu olan Corral de la Morería üstlenmektedir. Bir çok ünlü flamenkocu bu sahnenin tozunu yutarak pişmiştir. Fakat ne yazık ki “flamenko sanatının katedrali” denilen Morería’da bile bugün sergilenen flamenko vasatın biraz üzerindedir. Zannederim bunun da tek bir sebebi var; turistlerden oluşan niteliksiz seyirci ve işini iyi yapanların uzun süre turist eğlendirmeyi kendine yakıştıramayıp buradan ayrılması…

Özetle bugün İspanya’da dört dörtlük bir canlı flamenko gösterisi izlemek oldukça zor. Çok rahatlıkla söyleyebilirim ki; bu işte mektepliler alaylıları çoktan geçmiştir. İspanya Ulusal Balesi dansçılarının flamenko gösterileri sözümona “otantik” yerlerdeki gösterilerden misliyle daha iyidir. Sanatçılar daha disiplinli, seyirciye daha saygılı ve yaptığı işin daha bilincindedir. O nedenle belli bir programı sergileyen flamenko kumpanyalarının turnelerini takip ederseniz çok daha iyi flamenko izleyebilirsiniz.

Corral de la Morería 1Corral de la Morería 2Corral de la Morería 3Corral de la Morería 4Corral de la Morería 5Corral de la Morería 6
Corral de la Morería 7Corral de la Morería 8Corral de la Morería 9Corral de la Morería 10Corral de la Morería 11Corral de la Morería 12
Corral de la Morería 13Corral de la Morería 14Corral de la Morería 15Zambra de la Maria La Canastera 1Zambra de la Maria La Canastera 2Zambra de la Maria La Canastera 3
Zambra de la Maria La Canastera 4Zambra de la Maria La Canastera 5Zambra de la Maria La Canastera 6Zambra de la Maria La Canastera 7Zambra de la Maria La Canastera 8Zambra de la Maria La Canastera 9
Reklamlar

Tagged: , , , , , , , , , , , ,

§ One Response to küçük flamenko sahneleri…

  • hazeleyedgurl dedi ki:

    Biz de tesadüfen Zambra de María La Canastera’da bir gösteriye gitmiştik. Ben Sacromonte’nin bu kadar turistik olduğunu tahmin etmemiştim, içeriye girince onca insanı görünce epey şaşırdığımı hatırlıyorum. Ben yine de mekanın yapılan gösteriye bir derinlik kattığını düşünüyorum. Yani o gösterinin orada tarihi yerinde bile olması farklı bi duygu veriyor insana. Gösteriden ziyade, dansçılara, oralarda kimlerin yaşadığına, dekorasyona odaklanıyor insan. Mekanı hissederek izliyor. Bence bu da yaşanmalı. İtalya’ya gidip Türkiye’de daha güzel pizza yapan yerler var diyen bir sürü kişi duymuşsundur :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

What’s this?

You are currently reading küçük flamenko sahneleri… at Aykvt Alp Kapvsvzoğlv.

meta

%d blogcu bunu beğendi: