bir napoliten film…

08/08/2011 § Yorum bırakın

Bir yazımı daha yazlık sinema taklidi yapan balkonumda Nuh nebiden kalma filmler izleyerek geçiriyorum… Şu sıcakta sinema salonları girilir gibi değil… Ne olur yaz akşamları şöyle elimizde gazoz, püfür püfür film izleyeceğimiz yerler olsa… Bazen komşuların (Nazım Hikmet Kültür Merkezi) bahçesinde film oynatıyorlar ama tahmin edileceği üzere tamamı ağır politik filmler… Ben galiba açıkhavada perdede öpüşen birilerini görmek istiyorum…

Tek kişilik matinemde bu sefer eski bir film yerine John Turturro‘nun 2010 yapımı Passione‘sini döndürdüm. John Turturro da kim? “O Brother, Where Art Thou?“daki üçlünün Averell’i hatırlatan, uzun boylu ve salak olanı var ya, işte o… Meğer adam oyunculuğun yanında ara sıra film de çekermiş… Yalnız, böyle napoliten şarkılar üzerine bir film çekmesi büyük sürpriz… Ne de olsa o bir Soggy Bottom Boys üyesi ve biz kendisinden Bluegrass müziği hakkında bir şeyler beklerdik. Şaka bi’ yana yönetmenimiz, nasıl derler, “Italian-American” ve Napoli’de de herhalde “köklerini arıyordu”. (Evet, bu klişeyi de kullandıktan sonra, gönül rahatlığıyla filmi eleştirebilirim.)

Passione, Carlos Saura tarzı bir film… Müzikal demeyelim, Saura ve Gatlif filmleri türünden bir müzik filmi…Ardına ardına napoliten şarkıların okunduğu, bir Napoli güzellemesi… Yalnız yönetmen yer yer hostluk da yapmış ve ara ara verdiği kısa bilgiler ile filmi biraz belgesele yaklaştırmış. Bunun pek yerinde bir tercih olmadığını söyleyebilirim, keşke yalnız müzik akıp gitseydi.

—-Bu filmin spoilerı olmaz ama yine de uyarımızı yapalım—-

Film, Napoli görüntüleri eşliğinde Mina‘nın Carmela şarkısı ile açılıyor… Bu ağır açılış üzerine güzel bir ritim giriyor ve ardından The Sopranos ile meşhur olan şarkıları Vesuvio ile Spakka-Neapolis 55 (eski adıyla Spaccanapoli) görünüyor. Yalnız grup görünmeden arada tanımadığım bir bailaoranın ufak bir flamenko gösterisini izliyoruz. Bu filmde flamenkonun ne işi vardı anlamadım; yalnız dansçının performansını çok beğendiğimi söyleyebilirim. Fakat asıl “alakasızlık” bundan sonra geliyor ve sahneye Mísia çıkıyor. Bu Portekizlilerin herhalde kuvvetli bir lobisi var. Neyse ki fado yerine Avion Travel ile birlikte İtalyanca bir şarkı (Era de maggio) söylediler. Film, çeşitli Napolili vatandaşların birer kuple şarkı söylemesiyle devam ediyor. Arada 15-16 yaşlarında bir kız bir Maruzzella girdi, aklım da onda kaldı. Ne ses! Bu şarkıya zaten bayılırım, yarıda kalmasına epey içerledim. Başka söyleyen olmayacak mı diye telaşlanırken, bereket versin biraz sonra Gennaro Cosmo Parlato, Maruzzella’yı oldukça teatral bir şekilde baştan sona okudu.

Bir paragraf, Pietra Montecorvino için açalım. Bu filmi trailerında Pietra çaldığı için izleme listeme almıştım. (Filmin afişi son yıllarda gördüklerimin en kötüsüydü, iyi ki trailerı izlemişim.)  Önce yalnız sesi geldi; “Comme facette mammeta” eşliğinde bazı amatör dansçılar dansettiler. İnsanın içini kıpır kıpır ediyor. Sonra “Nun te scurda” şarkısında diğer şarkıcılar arasında kendisini de gördük. “Günahkar kadın” portresi üzerine nasıl yakışıyor! En son “Dove sta Zaza”‘yı söyledi. Bu filmi yalnız kendisi için bile izlerdim. Bilmem söylemişmiydim; çatallı seslere özel bir merakım vardır. Doğuştan mı geliyor yoksa boğazlarını Tom Waits gibi viski ve sigaraya yatırarak mı elde ediyorlar bilmiyorum ama bu “deforme güzellik” beni her defasında cezbediyor. Çatallı İtalyancaya ise doyum olmaz. Fakat bunun için senelerce yalnız Paolo Conte ile yetindim. Paolo Conte’nin bir dişisinin olabileceğini ise ancak Pietra’yı dinleyince anladım. Yazık ki, çok geç yaşında ismi duyuldu.Yoksa İtalyanların da bir Chavela Vargas‘ı olacaktı…

Napoliten şarkı deyince herkesin aklına herhalde “‘O sole mio” gelir. Tabii ki, ihmal edilmemişti. Sergio Bruni vidyo görüntüsü ile girdi, Massimo Ranieri devam etti ve M’Barka Ben Taleb, Arapçası ile bitirdi. Hayret verici ki bu şarkılardan bıkılmıyor; dinlemekle de kalmıyor her söyleyene eşlik ediyorsun:

“‘O sole, ‘o sole mio / sta ‘nfronte a te! sta ‘nfronte a te!”

Şarkıların icraları için sade koreografiler çizilmişti, genelde beğendim. Peppe Barra‘nın Don Raffae şarkısında ufaktan bir müzikal havası yakalandı.

Filmde ustalara saygı bölümleri de var. Napoli’nin gururu Enrico Caruso‘nun, sonra Renato Carosone‘nin görüntüleri aralara serpiştirilmiş. Hatta bir sahnede duvarda Napoli forması giyen Maradona resmi görülüyordu. Carosone’den Caravan Petrol‘ü yönetmenin de dahil olduğu bir grup seslendirdi. Belki “Piccolissima serenata” söylense daha iyi olurdu. Carosone için arada söylenen bir lafı çok doğru bir tespit olarak kayda geçtim. “O” dendi “bu müziğe dansedilebilirlik getirdi”. Bunu başka yerde satarım artık. Gerçekten, tüm güzelliğine rağmen bu müziğin dans ayağı hep aksamıştır. Yerel danslar -tarantellayı çok sevsem de- yeterince kuvvetli değil. Carosone, Amerikan ritimleriyle de olsa ruhen Napolili bir dans müziği yaratmıştır.

— Spoiler sonu—

Genelde erkeklerin şarkı söylemesine pek tahammülüm yoktur. Bazen bana öyle gelir ki; yalnız kadınlar şarkı söylemelidir. Ama bunun önemli bir istisnasını herhalde İtalyanlar oluşturuyor. Bir İtalyan erkeğinin şöyle göğsünü doldurarak ve kendini hafiften kasarak, bir elinde kasketiyle ve diğer elini yumruk yaparak bir “Brindisi”yi yahut bir “La Donna é Mobile“i söylemesi daima görülecek şeydir. Ve bunu en güzel Napolililer yapar…

Filmin sinematografisi olağanüstü değildi. Ama göz tırmalayan yanı da yoktu. Yönetmen bir Saura değil, ancak filmini izlediğime ziyadesiyle memnun kaldım. Gerek görüntü gerek ses montajı, izleyeni filmin -daha doğrusu müziğin- içine rahatlıkla sokuyor. Benim gibi meraklısına ise ritim tutturup, oturduğu yerden dans bile ettiriyor. Şu ağır yaz gecelerinde zaten Tarkovsky izleyecek halim yok. Film, İtalyan müziği sevenlere istediğini veriyor ki biz de daha fazlasını beklemiyorduk. Bana müzikle gelin, canımı yiyin…

P.S  Filmdeki şarkıların listesi:

1. Carmela (Mina)
2. Vesuvio (Spakka-Neapolis 55)
3. Era de maggio (Misia / Avion Travel)
4. Comme facette mammeta (Pietra Montecorvino)
5. O’ sole mio (Sergio Bruni / Massimo Ranieri / M’Barka Ben Taleb)
6. Maruzzella (Gennaro Cosmo Parlato)
7. Malafemmena (M. Ranieri)
8. Don Raffae (Peppe Barra)
9. Bammenella (Angela Luce)
10. Nun te scurda (Almamegretta / Raiz / P. Montecorvino / M. Ben Taleb)
11. Passione (Vocal)/ Passione (Instrumental) (James Senese)
12. Passione (Strumentale – Film Mix) (James Senese)
13. Pistol Packin’ Mama ( Al Dexter & His Troopers)
14. Tammuriata nera (P. Barra / Max Casella / M. Ben Taleb)
15. Catari (Fausto Cigliano)
16. Caravan petrol (Fiorello / John Turturro / M. Casella / Enzo Avitabile)
17. A vucchella (Enrico Caruso)
18. Canto delle lavandaie del Vomero (Fiorenza Calogero / Lorena Tamaggio / Daniela Fiorentino)
19. Faccia gialla (E. Avitabile / Bottari)
20. Dove sta Zaza (P. Montecorvino with M. Casella)
21. Indifferentemente (Misia)
22. Napul’e (Pino Daniele)
23. Sangh’e (J. Senese)

Reklamlar

Tagged: , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

What’s this?

You are currently reading bir napoliten film… at Aykvt Alp Kapvsvzoğlv.

meta

%d blogcu bunu beğendi: